SALİH VE SADIK DOST OLMAK

Ali İhsan Ersöz
03 Haziran 2026 Çarşamba 14:19
SALİH VE SADIK DOST OLMAK
Dostun vefasızlığına, Düşmanın cefasına, Cahilin kınamasına, Kardeşinin alkışlamasına, Muarızının tenkitlerine, Akrabasının hasedine, Komşunun eziyetine, yani hiçbir şeye takılmadan hedefine doğru koşmasıdır.
Ne demiş Yavuz Sultan Selim han r.a
Sanma şâhım / herkesi sen / sâdıkâne / yâr olur
Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyâr olur
Sâdıkâne / belki ol / bu âlemde / dildâr olur
Yâr olur / ağyâr olur / dildâr olur / serdâr olur.
YANİ DİYORKİ,
“Şahım sen herkesi kendine sadık dost sanma
Sen herkesi dost sanma belki o düşmanın olur
Belki o kişi alemlerde sözü geçen olur
Dost olur düşman olur sözü geçen olur hükümdar olur”
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Çünkü O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir.” (Enfâl, 63)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Allah Teâlâ kıyâmet günü şöyle buyuracaktır: Benim azametim için birbirini sevenler nerede? Benim gölgemden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı bugün onları gölgelendireceğim.”
(Müslim, Birr 38; Tirmizî, Zühd 53; Dârimî, Rikâk 44.)
ALLAH (C.C.) İÇİN DOSTLUĞUN 4 ŞARTI
Allah için olan dostluğun şartları şunlardır:
1- Dostlar birbirlerini gerçekten Allah rızası için sevmeli, bu sevgiye hiçbir dünyevî ve uhrevî bir sebep karıştırmamalıdır.
2- Dostlar, Allah rızasını arayıp gözetmekte birbirlerine yardımcı olmalıdır.
3- Dostlar arasında bir ilgisizlik ve umursamazlık olmamalıdır. Birbirlerinden gördükleri sadâkat, ciddiyet ve gayrete göre tam bir yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalıdırlar.
4- Dost, dostundan Allah’ın râzı olmadığı bir şey görünce buna rızâ göstermemeli ve müsâmaha etmemelidir.
Bilakis yumuşaklık ve güzel öğütle arkadaşına nasihat etmelidir. Bu kişi yapılan bu nasihat sonunda eski güzel hâline döner, içinde bulunmuş olduğu bu yeni durumdan yani bid’attan vazgeçerse yine kişi samimi dostluk ve beraberliğini sürdürür. Nitekim âyet-i kerimede “Ama siz dönerseniz biz de döneriz” İsrâ 8 buyrularak bu duruma işâret edilmektedir. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyan 18. Cilt)
Peygamberimiz (sav), hicretle Medîne’ye teşrif ettikten sonra muhâcir ve ensârı kardeş yapmış ve “Ey Müslümanlar! Allah için kardeş olunuz” (Buhârî, Edeb 58; Müslim, Birr 28.) buyurmuştur. Yani “dünya, nefis ve şeytan yolunda olmayınız” demektir.
Salih (iyi, dürüst ve takva sahibi) insanlar bir araya geldiklerinde birbirlerinin maneviyatını beslerler; ilim, güzel ahlak ve samimiyetle birbirlerini yukarı taşırlar. Bu bağlamda, bu ruhani beslenme ve dostluk, kişinin inancını sağlamlaştırarak hem dünyada hem de ahirette huzur bulmasını sağlar.
Bu manevi beslenmenin ve birlikteliğin temel dinamikleri şunlardır:
İhlas ve Samimiyet: Salih kimseler arasında menfaat ilişkisi değil, Allah rızası için karşılıksız bir sevgi vardır. Bu saf niyet, ortamdaki manevi bereketi artırır.
İlim ve Hikmet Paylaşımı: Salihler meclisinde konuşulanlar ve paylaşılanlar kişiye fayda sağlar, cehaleti ve gafleti giderir. Bilgi ve irfan, gönülleri karşılıklı olarak diri tutar.
Kötülüklerden Korunma: İyi kimselerle beraber olmak, insanı günahlardan ve yanlışlardan uzaklaştırır. Salih dostlar, birbirlerinin manevi eksikliklerini tamamlayan birer aynadır.
Emribilmağruf nehyi anilmünker; iyilikleri emretme kötülüklerden sakındırma hususunda gayret kazanır.
Rabbim c.c. bizleri Salih ve sadıklardan ayırmasın.
Selam ve dua ile.
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2013 Güvenli Haber

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.