• BIST 103.118
  • Altın 270,787
  • Dolar 5,7755
  • Euro 6,3762
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Gribe ballı koruma

Gribe ballı koruma
Balın yüzyıllardır kullanılan bir şifa kaynağı olduğunu söyledi.

 

Yrd.Doç.Dr. Öztürk, kış aylarında vücudun bağışıklık sistemini artırarak gripten ve soğuk algınlığından korunmak için bal tüketilmesini önerdi.

Havaların soğumasıyla birlikte grip virüsü ve soğuk algınlığına neden olan diğer mikroorganizmaların ortalıkta daha yaygın olduğunu dile getiren Yrd.Doç.Dr. Öztürk, "Bal M.Ö. 3 bin yılında Sümer kalıntılarından tutun Yunan, Hindistan, ve Çin, bütün medeniyetlerde binlerce yıldır kullanılan bir gıda. Ayrıca değişik medeniyetler tarafından bir ilaç ve şifa aracı olarak da kullanıldığına dair güçlü kanıtlar mevcut. Avrupada 500 yıl boyunca kitabı okutulan İbn-i Sina'nın Tıbbın Kanunu adlı kitabında balla ilgili 35'den fazla reçete bulunmaktadır" dedi.

Gribin viral bir hastalık olduğu için antibiyotiklerin etki göstermediğini söyleyen Yrd.Doç.Dr. Öztürk, "Bunun yerine antioksidan ve antimikrobiyel aktivite özelliği olan bal kullandığımızda gribe neden olan virüsün baskılanmasına etki göstermektedir. İyileşmeyi hızlandıracaktır. Vücuda enerji verdiği için kasların yorgunluğunu alacak ve daha hızlı toparlanmasını sağlayacaktır. Virüslerin vücuttan temizlenmesine de yardımcı olacaktır.

Öksüren çocuklara gece yatmadan önce bal verildiğinde öksürüklerinin azaldığını ve daha rahat uyuduklarını gösteren birçok bilimsel çalışma mevcuttur. Bal şerbet halinde ağızda gargara yapıldığında boğaz enfeksiyonları ve ağrılarının daha hızlı iyileştiği gösterilmiştir. Haftada en az bir defa sabah aç karnına bir tatlı kaşığı bal yiyerek bağışıklık sistemimizi güçlendirerek birçok hastalığa karşı direnç kazanmış oluruz" diye konuştu.

EN YARARLISI KESTANE BALI

Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden getirilen 200'den fazla bal örneğini analiz yaptıklarını dile getiren Yrd.Doç.Dr. Öztürk, "Biyolojik aktivitesi en yüksek olan bal türü Karadeniz bölgesinde oldukça yaygın olan kestane balıdır. Kestane balı için de ülkemizin henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş gizli hazinesi diyebiliriz. Dünyanın çeşitli bölgelerinde Manuka ve Ulmo gibi tıbbi ballar var ve bunlar gelişmiş ülkelerde tamamlayıcı tıpta kullanılıyor.

Ülkemizin kestane balının dünyadaki bu ballardan daha üstün biyoaktif özelliklere sahip olduğunu belirledik. Bu yüzden, ülkemizde çok ciddi miktarda üretilen kestane balını tavsiye ediyoruz. Bal bir tamamlayıcı tıp ajanıdır ve yara iyileşmesi, ülser, şeker gibi hastalıkların tedavisinde mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekmektedir. Her türlü saf bal koruyucu tedavide kullanılabilir ancak kestane balının biyolojik aktivitesi daha yüksek düzeyde olduğu için daha faydalıdır" dedi.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Güvenli Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05343258300