• BIST 103.186
  • Altın 227,250
  • Dolar 5,3171
  • Euro 6,0307
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

Kar şikâyeti

Erdoğan Kaya

     Yazımın başlığını görünce biliyorum bir yerleri savunacağımı düşünenler olmuştur. 20 yıldır ilk defa geçen haftaki kar yağdı ve yüzümüz güldü. Yeni nesil gençlik ilk defa böyle bir kar görünce kıyameti koparıyorlar. Keşke bir ay süreyle aynı kar yağsa da ben evde otursam ya da arabasız karlar üzerinde yürüyerek çarşıya gitsem. 20 yıl önce bu kadar araba kimde vardı bana söyleyen çıkabilir mi? O zamanlar neyle yürüyor veya neyle bir yere gidiyorduk? Elbette kendi kendimizin ayaklarına binip gideceğimiz yere gidiyorduk.

      Kar rahmettir, berekettir, bolluktur ve hayatımızın devamı için çok önemlidir. Yıllardır yeraltında su kalmadı, pınarlardan su akmıyor diyen biz değimliyiz? Bunu niçin söylüyoruz kar ve yağmurun olmayışına bağlamıyormuyuz?

      Ne oldu da feryadı figan edip kıyamet koparanlar var. Sayın Valimiz Aykut Pekmezin sayfasına bakıyorum bir karış karda okullar tatil oluyor mu, neden okulları tatil etmiyorsunuz şikâyetleri sayfaları dolduruyor.

       Eski Valimiz Sayın Selami Altınok Beye ufacık bir kar yağışında telefon eden olmuş. Sayın Valimizde; “ kar nerede siz herhalde kar görmemişiniz. Gelin Erzurum’a bir bakında kar görün” demişti. Ufacık bir kar yağışında okul tatili isteyenlere biraz nostalji yapayım.

       Çocukluğumuzda kışın 3-4 ay kar kalkmaz hem de yarım metre altına düşmezdi. Bazen bir buçuk metreyi bulan kar yağardı. Okul falan tatil olmaz, haberleşmede yoktu. Muntazam bir şekilde herkes koltuğuna kıstırdığı tezekle okula giderdi.

      Rahmetli babam bizim köyde öğretmendi, sabah namazında kalkar namazını kılınca önce annemin girip çıkacağı evlerin yolunu açardı. Sonra ahırın ve sokak çeşmesine gidilecek yolları açardı. Ardından da elindeki kürekle okula kadar bizlere çığır açardı. Bizde bu çığırlardan okula giderdik inanın sadece karda kafamız görünürdü.

       Şehre gelip gitmek mümkün değildi, bir BMC kamyon 6-7 köyün insanlarını üzeri çadırlı kasaya doldurur şehre götürürdü. Eğer kar çoksa zaten gitmeniz mümkün değildi. Bazen kamyon yolda kalır üzerindekiler iner kamyonu iterlerdi.

      Hastalandığınız da doktora gelmeniz mümkün değildi, zaten o kadar doktorda yoktu. Ayaklarımızda şimdiki gibi bot nerede, ayaklarımızda birer lastik ayakkabı ve ya çizme ile dolaşırdık. Burnumuzun akıntısı ile Cumartesi Pazar günleri köyün içinden akan suyun buz olan tarafında kayar oynardık. Şimdi o akan suların yerinde kuraklıktan damlası yok.

       Sobalarda kömürü kimse bilmezdi, nerede ise herkes samanın irisini yakardı. Zengin ve malı çok olanlar sobada tezek yakardı. Kardan adam yapmaya kimse tenezzül etmez varsa yoksa aldığımız bir naylon parçası ile akşama kadar kayardık.

      Nevşehir’de İmam Hatip Lisesi Orta kısmında okuyorum. Zaten Aksaray’a bir kamyon gelip gidiyor. Saat 14.00 sonra bizim köyle Nevşehir asfaltında araba bulmanız mümkün değil. Bir gün köye gelecem, 15 dakika ile kamyonu kaçırmışım. İnanın 14 yaşında bir çocuğum, kar fırtına 8 km. yolu yaya olarak yürüyüp köye geldim.

       Belki bir kurt kuş denk gelse bizi yiyebilirdi. Hatta gelene kadar donup ölebilirdik. Şimdiki gibi greyder yol açmaz yollar kapalı olurdu. Böyle bir yolda yolumuzu şaşırıp başka bir yere gidebilirdik. Gençler siz ne gördünüz azıcık bir karda okul tatili istiyorsunuz.

      Kimse ufacık bir karda kapısının önünü temizlemiyor. Efendim garacının önü kapalı imiş Belediye gelsin temizlesin. Sanki her gün kar yağıp eve kapanmışız gibi feryadı figan edilmesine anlam veremedim. Bırakın kar her gün yağsında bu çocuklar kara alışsınlar.

      Dün Naci baba (Karaköy) espri olsun diye dedi ki, “ ben bu kardan rahatsızım, ama çiftçiler memnun. Ben yaşım itibarı ile üşüyorum, çiftçide karın bereket olduğunu düşünüyor seviniyor. Ama hepimizin hayatını devam ettirmesi için yağışa ihtiyacımız var” dedi.

      Evet, karada yağmura da ihtiyacımız var. Yağmayınca bizde bir şey mi var Rabbim kar vermiyor deriz. Kar yağınca da sızlanırız. Sızlanmayı bırakalım, herkes bir kürekle evinin önünü temizlesin yeter ki arabasız gidelim gideceğimiz yere. Şikâyet Allahın gücüne gider.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Güvenli Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05343258300